Bir bölgedeki deprem riski analiz edilirken sadece fay hattının varlığına değil, 'sismik boşluk' (seismic gap) kavramına da bakılır. Sismik boşluk, aktif bir fay kuşağı üzerinde uzun süredir büyük bir depremin gerçekleşmediği ve enerjinin biriktiği segmentleri ifade eder. Buna göre, bir bölgenin sismik boşluk olarak tanımlanması ve beklenen depremin şiddetinin yerel zemin koşullarıyla ilişkisi düşünüldüğünde; aşağıdakilerden hangisi can ve mal kaybını minimize etmek için bir şehir plancısının sentezleyeceği en rasyonel stratejidir?
Şıklar
Fay hattına en uzak olan tüm alanları, zemin etüdüne bakılmaksızın yüksek katlı yerleşime açmak.
Sismik boşluk bölgesindeki alüvyal tabanlı ovaları, sarsıntı sönümleme kapasitesi yüksek olduğu için ana yerleşim merkezi seçmek.
Biriken potansiyel enerjinin büyüklüğünü öngörerek, yüksek sismik hıza sahip masif kütleler üzerinde esnek olmayan rijit yapılar inşa etmek.
Sismik boşluk segmenti boyunca yapılaşmayı yasaklayıp, bu alanları yüzey dalgalarının genliğini artırmayan kayaç grupları üzerinde 'düşük yoğunluklu' fonksiyona ayırmak.
Deprem dalgalarının frekansı ile binanın doğal salınım frekansının çakışmasını (rezonans) engellemek adına tüm şehirde tek tip kat yüksekliği standartlaştırmak.
Çözüm Açıklaması
Sismik boşluklar enerji birikiminin en fazla olduğu yerlerdir. Alüvyal zeminler deprem dalgalarını büyüterek (amplifikasyon) riski artırır. En mantıklı strateji, bu riskli segmentlerde dalga genliğini artırmayan (sert kayaçlar) zeminleri seçmek ve buralarda nüfus/yapı yoğunluğunu düşük tutarak rezonans ve yıkım riskini yönetmektir.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!