Bir şehir plancısı, zemin frekansı ile bina rezonans frekansının çakışmasını (rezonans etkisi) önlemek için bir modelleme yapmaktadır. Sismik dalgalar, düşük yoğunluklu ve gevşek alüvyal dolgu zeminlerden geçerken genlikleri artar ve periyotları uzar. Buna karşın sert ana kaya üzerinde sismik dalgalar daha yüksek frekanslı ve kısa periyotludur. Deprem riski yüksek olan bir bölgede, gevşek ve derin alüvyal bir zemin üzerine yüksek katlı (uzun periyotlu) binaların inşa edilmesi durumunda ortaya çıkacak riskin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Şıklar
Zemin sıvılaşmasının binanın ağırlık merkezini yukarı taşıması
Düşük frekanslı sismik dalgaların, uzun periyotlu binaların doğal titreşim periyoduyla eşleşerek salınım genliğini katlaması
Sert zeminlerin sismik enerji yutma kapasitesinin alüvyal zeminlerden daha yüksek olması
Kısa periyotlu dalgaların yüksek binalarda sönümlenerek sadece alt katlara zarar vermesi
Alüvyal zeminlerdeki kohezyon direncinin, dinamik yükler altında statik dirençten daha hızlı artması
Çözüm Açıklaması
Deprem mühendisliğinde rezonans, zemin ile binanın aynı frekansta titreşmesi durumudur. Gevşek zeminler düşük frekanslı (uzun periyotlu) dalgaları iletir. Yüksek binalar da yapısal özellikleri gereği uzun periyotludur. İkisinin periyodu çakıştığında (rezonans), bina sarsıntısı ekstrem düzeylere ulaşır ve yapı elastik sınırını aşarak yıkılır. Bu durum 'zemin-yapı etkileşimi'nin en tehlikeli halidir.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!