Yahudilikte Tanrı ile İsrailoğulları arasındaki ilişki tek taraflı bir itaat değil, karşılıklı sorumluluklar içeren bir 'Ahid' (sözleşme) üzerine kuruludur. Aşağıdaki tabloda Yahudi tarihindeki temel kırılma noktaları ve bu dönemlerdeki dini gelişimler eşleştirilmiştir. Tablodaki veriler dikkate alındığında, Yahudi inanç sisteminin tarihsel süreçte 'ulusal bir kimlikten evrensel bir hukuk anlayışına' evrilmesinde hangi aşamanın en belirleyici olduğu söylenebilir?
Şıklar
Atalar Dönemi'nde soy temelli bir kutsiyet anlayışının benimsenmesi.
Mısır'dan Çıkış süreciyle birlikte dini ritüellerin sadece belli bir coğrafyaya hapsedilmesi.
Babil Sürgünü ile mekandan bağımsız, kutsal kitap odaklı bir dini kimliğin inşa edilmesi.
Hz. Musa döneminde alınan On Emir'in sadece ahlaki öğütlerle sınırlı kalması.
Rabinik dönemde kurban ibadetinin merkezi önemini korumaya devam etmesi.
Çözüm Açıklaması
Yahudilik tarihinde Babil Sürgünü, dinin mekansal (Süleyman Mabedi) bağımlılığını yitirip metinsel bir kimliğe büründüğü en kritik dönüm noktasıdır. Mabet yıkılınca Yahudiler, ibadetlerini ve kimliklerini kutsal kitap (Tevrat) ve sinagog etrafında şekillendirmiş, bu da dinin her yerde yaşanabilir hale gelmesini sağlamıştır.