Dede Korkut (Korkut Ata) figürü, hikâyelerde sadece bir anlatıcı değil, aynı zamanda toplumsal düzeni sağlayan, kriz anlarında çözüm üreten ve geleceğe dair öngörülerde bulunan yarı kutsal bir bilge kişiliktir. Aşağıdaki olaylardan hangisi Dede Korkut'un bu 'bilge/yol gösterici' rolünü doğrudan örneklemez?
Şıklar
Yeni doğan çocuklara gösterdikleri kahramanlık üzerine ad koyması
Oğuz beyleri arasındaki anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapması
Zor durumlarda kopuzunu çalarak metafiziksel bir güçle sorunu çözmesi
Kendisinin de bir savaşçı olarak ordunun başında kılıç sallayıp düşman kalesi fethetmesi
Hikâyelerin sonunda kopuz çalıp dua ederek (alkış ederek) hikâyeyi bitirmesi
Çözüm Açıklaması
Dede Korkut, hikâyelerde bizzat elinde kılıçla savaşan, fiziksel güç gösteren bir 'Alp' değil; akıl veren, dua eden, töreyi hatırlatan bir 'bilge'dir. O, fiziksel savaşın değil, manevi rehberliğin temsilcisidir. Bu yüzden D şıkkı onun karakterine uygun bir davranış değildir.