Eleştiri türünün gelişim sürecinde nesnellik kazanma çabası, Tanzimat'tan bugüne büyük bir yol kat etmiştir. Aşağıdaki tabloda eleştirinin tarihsel gelişimi ve odak noktaları eşleştirilmiştir. Hangi eşleştirme, 'Nesnel Eleştiri'nin ülkemizdeki gelişimini yanlış yansıtmaktadır?
| Dönem | Temel Yaklaşım | Eleştiri Türü |
|---|---|---|
| Tanzimat | Yeni-Eski kavgası | Tartışma / Yergi |
| Servetifünun | Sanat sanat içindir | Teknik Eleştiri |
| Cumhuriyet | Bilimsel Metot | Akademik Eleştiri |
Şıklar
I. Dönem: Eleştirinin 'hiciv' (yergi) mantığından kurtarılmaya çalışılması.
Servetifünun: Estetik ve teknik unsurların (Batılı anlamda) ilk kez ciddi şekilde ele alınması.
Cumhuriyet: Nurullah Ataç'ın 'nesnel eleştiri'nin tek temsilcisi olarak tüm eserlerini bilimsel verilere dayandırması.
Modern Dönem: Eserin sadece kendi iç yapısıyla (metinle) değerlendirilmesi yaklaşımı.
Cumhuriyet: Berna Moran ve Fethi Naci gibi isimlerin yöntemli eleştiriyi yerleştirmesi.
Çözüm Açıklaması
Tuzağa düşme! Nurullah Ataç çok büyük bir eleştirmendir ancak o, Türk edebiyatında 'İzlenimci (Öznel) Eleştiri'nin en büyük ustasıdır. 'Eleştiri bir bakıma eleştirmecinin kendisini anlatmasıdır' diyerek öznelliği savunur. Yani onu 'nesnel eleştirinin tek bilimsel temsilcisi' olarak nitelemek büyük bir bilgi yanlışıdır.