Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi (1517) sonucunda Halifeliğin Osmanlı'ya geçmesi, devletin kurumsal kimliğinde 'Teokratik' yapıyı güçlendirmiştir. Ancak Osmanlılar, Halifelik makamını kullanırken klasik Arap hilafeti anlayışından ziyade 'Zillullah-i fil-arz' (Allah'ın yeryüzündeki gölgesi) unvanıyla Türk hükümdarlık vasıflarını birleştirmişlerdir. Bu durum Osmanlı siyasi düşüncesi hakkında hangi sentezi ortaya koyar?
Şıklar
Dini hukukun örfi hukuku tamamen ortadan kaldırdığı
İslam dünyasında siyasi birliğin sağlanamadığı
Dini otoritenin, devletin dünyevi ve mutlak otoritesine entegre edildiği
Osmanlı'nın bir Arap devleti karakterine büründüğü
Padişahın yetkilerinin ulema sınıfı tarafından kısıtlandığı
Çözüm Açıklaması
Osmanlılar, halifeliği aldıklarında dini otoriteyi kendi geleneksel devlet anlayışlarına (Siyasetname geleneği) dahil etmişlerdir. Yani din, devletin üzerinde değil; devletin bekası ve otoritesi için kullanılan güçlü bir meşruiyet a\fracı haline gelmiştir. Bu, din ve devlet işlerinin hükümdar şahsında mutlak bir sentezidir.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!