Fransız İhtilali sonrası yayılan milliyetçilik akımı, Osmanlı 'Millet Sistemi'ni derinden sarsmıştır. Millet sistemi dini aidiyete dayanırken, yeni akım etnik aidiyeti esas alıyordu. Sırp ve Yunan isyanlarıyla başlayan bu süreçte, Osmanlı aydınlarının 'İttihad-ı Anasır' (Unsurların Birliği) fikrini savunarak tüm tebaayı eşit vatandaşlık temelinde birleştirme çabası, neden sosyolojik olarak 'anakronik' bir başarısızlığa mahkum olmuştur?
Şıklar
Osmanlı Devleti'nde matbaanın geç yaygınlaşması nedeniyle fikirlerin halka ulaşamaması.
Azınlıkların kendi ulusal kimliklerini inşa süreçlerinin (National Awakening), Osmanlı'nın üst kimlik yaratma çabasından daha önce ve daha güçlü tamamlanmış olması.
Müslüman halkın gayrimüslimlerle eşitliği dini gerekçelerle reddederek kitlesel ayaklanmalar başlatması.
Avrupa devletlerinin Osmanlı'da anayasal bir sisteme geçilmesini kesinlikle yasaklamış olması.
Eğitim sisteminin tek bir dilde (Türkçe) standardize edilememesi sonucu ortak bir kamuoyu oluşmaması.
Çözüm Açıklaması
Azınlıklar, 18. yüzyıl sonundan itibaren kültürel bir uyanış yaşamış ve kendi bağımsız devlet idealini kurmuşlardı. Osmanlı Devleti'nin 1839 ve 1856 sonrası sunduğu 'Osmanlı Vatandaşlığı', bu ulusal kimliklerin çok gerisinde kalmış bir 'geç kalmışlık' örneğidir. Azınlıklar için eşit vatandaşlık bir 'hedef' değil, bağımsızlığa giden yolda bir 'ara durak' olarak görülmüştür.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!