Zorluk Dağılımı
Konular (14)
Diplomatik Tarih
Avrupa ve Osmanlı
Fizik
Tanzimat
İngilizce: Future Jobs
Tarih: Değişim ve Diplomasi
Kimya
Milliyetçilik
11. Sınıf Müfredatı
Biyoloji
Matematik
Sanayi Devrimi
Kent Yaşamı
Uluslararası İlişkiler
Örnek Sorular
Aşağıdaki tabloda 18. ve 19. yüzyıllarda Osmanlı Devleti'nde uygulanan bazı fikir akımları ve amaçları verilmiştir.
Buna göre, Osmanlıcılık fikrinin temel hedefi ile Tanzimat Fermanı'nın ilan ediliş amacı arasındaki ortak payda aşağıdakilerden hangisidir?
İmparatorluğun dağılmasını engellemek ve azınlık isyanlarının önüne geçmek.
Sadece Müslüman nüfusun yönetime katılımını sağlamak.
Batılı devletlerin askeri desteğini alarak Rusya'yı tek başına mağlup etmek.
Şer'i hukuk sistemini tüm Avrupa'ya yaymak.
Merkeziyetçi yapıdan vazgeçip federe bir yönetim sistemine geçmek.
1838 Balta Limanı Ticaret Antlaşması ile Osmanlı Devleti, İngiltere'ye geniş ticari imtiyazlar vermiş; iç gümrük vergilerini yabancılar için kaldırmıştır. Aşağıdaki grafik, antlaşma sonrası Osmanlı pazarındaki yerli ve yabancı malların rekabet gücünü temsil etmektedir.
Bu veriler ve dönemin ekonomik koşulları ışığında, Balta Limanı Antlaşması'nın Osmanlı Devleti üzerindeki en yıkıcı sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Yerli tüccarların Avrupa pazarına daha kolay girmesi.
Osmanlı sanayisinin modern fabrikalarla Avrupa ile rekabet edebilir hale gelmesi.
Osmanlı Devleti'nin 'açık pazar' haline gelerek yerli el tezgahlarının (Lonca sisteminin) çökmesi.
Devletin gümrük gelirlerinin tarihin en yüksek seviyesine ulaşması.
Dışa bağımlılığın azalmasıyla birlikte yerli paranın değer kazanması.
Osmanlı Devleti, 18. yüzyıldan itibaren askeri başarısızlıkların nedenini Avrupa'nın teknik üstünlüğünde görmeye başlamış ve Batılılaşma hareketlerini başlatmıştır. Aşağıdaki şemada askeri reformların kurumsal gelişimi verilmiştir.
Şemadaki kurumsal dönüşüm dikkate alındığında, Osmanlı modernleşme süreci hakkında yapılabilecek en kapsamlı çıkarım aşağıdakilerden hangisidir?
Modernleşmenin sadece sivil alanlarda yoğunlaştığı.
Geleneksel kurumlarla modern kurumların uzun süre çatışmasız bir arada yaşadığı.
Yeniliklerin, köhneleşmiş kurumları ıslah etmek yerine yeni kurumlar oluşturma yoluna gittiği.
Askeri yeniliklerin halkın talebi doğrultusunda aşağıdan yukarıya gerçekleştiği.
Tüm reformların sadece teknik okullarla sınırlı kaldığı ve orduya yansımadığı.
- yüzyılda Osmanlı Devleti'nde görülen Celali İsyanları, sadece basit bir asayiş sorunu değil, devletin sosyo-ekonomik yapısını sarsan bir krizdir. Bu isyanlar sonucunda köylü toprağını terk ederek şehirlere göç etmiş, tarımsal üretim durma noktasına gelmiştir. Tarih literatüründe bu duruma 'Büyük Kaçgun' adı verilir.
Grafikteki eğilimler ve tarihsel süreç birlikte değerlendirildiğinde, bu değişimlerin Osmanlı Devleti'nde aşağıdakilerden hangisine zemin hazırladığı söylenebilir?
Tımar sisteminin güçlenerek taşrada otoritenin artmasına.
İltizam sisteminin yaygınlaşarak vergi toplama yetkisinin şahıslara (mültezim) devredilmesine.
Reayanın (halkın) yönetime katılım haklarının genişletilmesine.
Dış ticaret dengesinin Osmanlı lehine kalıcı olarak düzelmesine.
Devşirme sisteminin terk edilerek orduda tamamen Türk kökenli askerlere dönülmesine.
1648 yılında imzalanan Westphalia Antlaşması, modern devletler hukukunun ve diplomasi tarihinin dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu antlaşma ile 'Egemenlik' kavramı seküler bir temele oturmuş, devletler arası ilişkilerde dini aidiyetlerin yerini ulusal çıkarlar ve sınırlar almıştır. Aşağıdaki tabloda Westphalia Düzeni ile Orta Çağ Düzeni arasındaki farklar karşılaştırılmıştır.
Verilen tablo ve dönemin siyasi koşulları göz önüne alındığında, Westphalia Antlaşması'nın Osmanlı Devleti'nin dış politikadaki konumu üzerindeki en temel etkisi aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Osmanlı Devleti'nin Avrupa diplomasisinde Mütekabiliyet (eşitlik) esasına dayalı yeni bir sürece girmesi.
Papalık kurumunun Osmanlı üzerindeki dini otoritesinin tamamen sona ermesi.
Osmanlı Devleti'nin Avrupa'daki tüm topraklarını ulusal sınır ilkesine göre kaybetmesi.
Osmanlı'nın Batı karşısında mutlak askeri üstünlüğünü bu antlaşma ile tescillemesi.
Hilafet makamının Avrupa devletleri nezdinde birincil diplomatik muhatap haline gelmesi.