1648 yılında imzalanan Westphalia Antlaşması, Avrupa'da dini temelli çatışmaların sona ermesinin yanı sıra modern devletler hukukunun da temellerini atmıştır. Bu antlaşma ile 'Kutsal Roma Germen İmparatorluğu' çatısı altındaki prensler kendi inançlarını belirleme ve bağımsız diplomatik ilişkiler kurma hakkı kazanmıştır. \nWestphalia Antlaşması ile ortaya çıkan bu yeni düzenin, Osmanlı Devleti'nin klasik diplomasisi üzerindeki uzun vadeli etkisi düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisinin gerçekleştiği savunulamaz?
Şıklar
Avrupa'da 'din dışı' (seküler) bir diplomasi dilinin gelişmesiyle Osmanlı Devleti'nin 'cihat' eksenli dış politika söyleminin zayıflaması
Uluslararası ilişkilerde 'mütekabiliyet' (karşılıklılık) ilkesinin önem kazanarak Osmanlı'nın tek taraflı üstünlük iddiasının sarsılması
Osmanlı Devleti'nin Avrupa diplomasisinde denge siyaseti izlemesini zorunlu kılan parçalı bir güçler dengesinin oluşması
Papalık makamının diplomatik gücünü kaybetmesiyle Osmanlı Devleti'nin Haçlı ittifaklarını engelleme stratejisinin tamamen işlevsiz kalması
Modern egemenlik kavramının gelişmesiyle beraber, Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletleri nezdindeki 'hukuki statüsü'nün tartışmaya açılması
Çözüm Açıklaması
Westphalia Antlaşması ile Papalık siyasi gücünü kaybetmiş ve sekülerizm ön plana çıkmıştır. Ancak bu durum Osmanlı'nın Haçlı ittifaklarını engelleme stratejisini 'tamamen işlevsiz' bırakmamıştır; aksine Osmanlı Devleti, Avrupa'daki mezhep savaşlarını ve siyasi bölünmeleri kullanarak (Fransa, İngiltere ve Hollanda ile yakınlaşarak) Haçlı birliğini bozma stratejisini sürdürmüştür. Papalık'ın zayıflaması, Osmanlı'nın Avrupa devletleri arasındaki çıkar çatışmalarından yararlanmasını bazen daha da kolaylaştırmıştır.