Cumhuriyet'in sağlık alanındaki en büyük bilimsel atılımı, 1928'de kurulan Merkez Hıfzıssıhha Enstitüsü'dür. Bu kurumun faaliyetlerini gösteren aşağıdaki tablo incelendiğinde, Cumhuriyet'in 'bilim ve teknoloji' politikasının hangi boyutu ön plana çıkmaktadır?
| Yıl | Gelişme / Üretim | Kapsam |
|---|---|---|
| 1931 | BCG (Verem) Aşısı Üretimi | Ulusal ölçekte bağışıklama |
| 1934 | Çiçek Aşısı Üretimi | Uluslararası standartlara erişim |
| 1940 | Lekeli Humma ve Kolera Aşısı | Ordu ve sivil halkın korunması |
Şıklar
Sağlık hizmetlerinin özelleştirilerek maliyetlerin düşürülmesi.
Sadece büyük şehirlerdeki elit tabakanın sağlık sorunlarına odaklanılması.
Bilimsel araştırmaların milli egemenlik ve toplumsal refahla ilişkilendirilmesi.
Tıbbi teknolojinin tamamen dış alıma (ithalata) dayalı olarak kurgulanması.
Geleneksel tedavi yöntemlerinin modern tıp ile eşit düzeyde teşvik edilmesi.
Çözüm Açıklaması
Hıfzıssıhha Enstitüsü'nün aşı üretimi yapması, Türkiye'nin kendi göbeğini kendisinin kesmesi (bağımsızlık) ve bu bilimsel gücü halkın sağlığı (sosyal devlet) için kullanmasıdır. C şıkkı bu sentezi açıklar. A şıkkı yanlıştır, devletçi bir politika izlenmiştir. B yanlıştır, 'ulusal ölçek' vurgusu vardır. D yanlıştır, üretim içeride yapılmaktadır. E şıkkı Cumhuriyet'in laik ve rasyonel tıp anlayışıyla çelişir.