Zorluk Dağılımı
Konular (6)
Organizasyon
Yaşam
Hücre
Canlıların Temel Bileşenleri
Yaşam Bilimi Biyoloji
Canlıların Özellikleri
Örnek Sorular
Bir bilim insanı, DNA ve RNA moleküllerini ayırmak için bir deney tasarlıyor. Elindeki bilinmeyen bir nükleik asit örneğinin RNA olduğunu kanıtlamak için aşağıdaki bulgulardan hangisini tek başına kanıt olarak kullanabilir?
Molekülde Adenin nükleotitlerinin karşısına her zaman Timin gelmediğinin gözlenmesi.
Yapısındaki 5 karbonlu şekerin deoksiriboza göre 1 oksijen atomu fazla içerdiğinin (Riboz) tes\pit edilmesi.
Fosfat sayısının, toplam nükleozit sayısına eşit olduğunun hesaplanması.
Molekülün kendini eşleyemediği ve sadece çekirdek içinde bulunduğunun saptanması.
Pürin bazlarının sayısının, \pirimidin bazlarının toplam sayısına eşit olmadığının görülmesi.
Hücrelerde gerçekleşen bazı organik bileşik dönüşümleri ve enerji verimleri aşağıda özetlenmiştir. Canlıların bu bileşikleri tercih etme stratejileri düşünüldüğünde, hangisi 'yapı-fonksiyon' ilişkisini yanlış açıklar?
Yağların çok fazla enerji vermesine rağmen 2. sırada tercih edilme nedeni, yıkımları için çok fazla oksijene ihtiyaç duyulmasıdır.
Proteinlerin yapıya en çok katılan grup olması, DNA'daki genetik şifreye göre sentezlenmeleriyle doğrudan ilişkilidir.
Karbonhidratların ilk sırada enerji kaynağı olarak kullanılma nedeni, kolay parçalanmaları ve hızlı enerji sağlamalarıdır.
Kış uykusuna yatan hayvanların yağ depolamasının tek nedeni, yağların proteinlerden daha fazla yapıya katılmasıdır.
Açlık durumunda proteinlerin en son yıkılma nedeni, hücrenin hayati yapısını ve enzim stoklarını koruma içgüdüsüdür.
Hücre zarının temel yapısal bileşeni olan fosfoli\pitlerin sulu çözeltilerdeki davranışı, canlılığın sınırlarını belirleyen en önemli fiziksel etkileşimlerden biridir. Aşağıdaki şekilde bir fosfoli\pit molekülünün kısımları gösterilmiştir. Bu molekülün yapısı ve fonksiyonu ile ilgili hangisi söylenemez?
I numaralı kısım hidrofilik (su seven) özellik gösterir ve hücre zarının dış yüzeylerine bakar.
II numaralı kısım hidrofobik olup, ester bağları ile I numaralı kısımdaki gliserole bağlıdır.
Fosfoli\pitlerin bu yapısı, hücre zarının seçici geçirgen bir bariyer oluşturmasını sağlar.
Bir fosfoli\pit molekülünün hidrolizi sonucunda sadece yağ asitleri ve fosfat açığa çıkar.
Kuyruk kısmındaki yağ asitlerinden birinin doymamış (çift bağlı) olması, zarın akışkanlığını artırır.
Bir biyoteknoloji laboratuvarında sentezlenen üç farklı polipeptit zincirinin amino asit sayıları ve çeşitleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Bu proteinlerin birbirinden farklı yapısal ve fonksiyonel özelliklere sahip olması beklenmektedir.
Protein K ve L'nin sentezi sırasında açığa çıkan su miktarı farklıdır.
Protein M'nin sentezi için gerekli şifre, DNA'nın en az 150 nükleotitlik bir kısmından gelmektedir.
Protein K ve L'nin farklı olmasının temel nedeni, amino asitlerin diziliş sırasının farklı olmasıdır.
Tablodaki tüm proteinler aynı gen bölgesindeki bilginin farklı okunmasıyla sentezlenmiştir.
Protein M'deki amino asit çeşitliliğinin fazla olması, onun daha hayati bir fonksiyon üstlendiğini gösterir.
Aşağıdaki grafikte, aynı nükleotit sayısına sahip iki farklı DNA molekülünün (DNA-1 ve DNA-2) sıcaklık artışına bağlı olarak tek zincirli hale geçme (erime) oranları verilmiştir. Genetik bilginin korunumu ve aktarımı, bu moleküllerin yapısal stabilitesine bağlıdır. Verilen grafiğe göre, bu organik bileşiklerle ilgili yapılan yorumlardan hangisi kesinlikle doğrudur?
DNA-1 molekülündeki toplam hidrojen bağı sayısı, DNA-2 molekülünden daha fazladır.
DNA-2 molekülündeki Guanin ve Sitozin nükleotitlerinin toplam nükleotit sayısına oranı, DNA-1'den daha yüksektir.
DNA-1 molekülü, DNA-2'ye göre daha fazla sayıda fosfodiester bağı içermektedir.
DNA-2 molekülünün sentezi sırasında DNA-1'e göre daha fazla su (H2O) açığa çıkmıştır.
Sıcaklık arttıkça her iki moleküldeki glikozit ve ester bağları koparak nükleotitler serbest kalır.