Sürdürülebilirlik kavramı, doğal kaynakların bugünkü ihtiyaçları karşılarken gelecek nesillerin potansiyelini riske atmamasını hedefler. Aşağıdaki tabloda, beş farklı ülkenin (K, L, M, N, P) kişi başına düşen ekolojik ayak izi ile biyolojik kapasite verileri (küresel hektar - gha) karşılaştırmalı olarak verilmiştir.
Tablodaki veriler ve küresel çevre sorunları dikkate alındığında, hangi ülkenin mevcut üretim ve tüketim alışkanlıklarını sürdürmesi durumunda, ekolojik borçlanma (ecological deficit) krizine bağlı olarak çevresel sürdürülebilirliği en erken ve en derin şekilde kaybetmesi beklenir?
Şıklar
K: Biyolojik kapasitesi en yüksek olduğu için kaynak yönetiminde en başarılıdır.
L: Ekolojik ayak izi ve biyolojik kapasitesi dengeli olduğu için risk taşımamaktadır.
M: Ekolojik ayak izi, biyolojik kapasitesinin yaklaşık üç katı olduğu için en yüksek ekolojik açığa sahiptir.
N: Biyolojik kapasitesi düşük olsa da ekolojik ayak izi küçük olduğu için en güvenli bölgededir.
P: Ekolojik ayak izi en yüksek değerde olduğu için biyolojik kapasitesine bakılmaksızın en riskli ülkedir.
Çözüm Açıklaması
Ekolojik sürdürülebilirlik analizinde 'Ekolojik Açık' (Ecological Deficit), bir bölgenin ekolojik ayak izinin, o bölgenin biyolojik kapasitesini aşması durumudur. Tablo incelendiğinde; M ülkesinin ekolojik ayak izi 8.4 gha iken biyolojik kapasitesi sadece 2.1 gha'dır. Bu durum, M ülkesinin kendi doğal kaynaklarının üretebileceğinden 4 kat daha fazla kaynak tükettiğini ve ekolojik borçlanmanın en şiddetli olduğu merkez olduğunu gösterir. P ülkesinin ayak izi daha yüksek (9.2) olsa da biyolojik kapasitesi (6.5) M'ye göre daha koruyucudur. Bu nedenle M ülkesi sürdürülebilirlik açısından en kritik durumdadır.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!