Gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki 'Küresel Çevre Politikaları' eksenindeki anlaşmazlıkların temelinde, 'Ortak Fakat Farklılaştırılmış Sorumluluklar' ilkesi yatmaktadır. Bu ilkeye göre, tarihsel süreçte atmosferdeki sera gazı birikiminden sorumlu olan gelişmiş ülkelerin daha fazla yükümlülük alması beklenirken, gelişmekte olan ülkeler kalkınma haklarının kısıtlandığını savunmaktadır. Aşağıdaki durumlardan hangisi, bu ikilemin sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulmasında karşılaşılan en büyük yapısal engeli temsil eder?
Şıklar
Gelişmekte olan ülkelerin yenilenebilir enerji kaynaklarına erişiminin fiziksel olarak imkansız olması
Uluslararası çevre örgütlerinin sadece gelişmiş ülkelerin finansal desteğiyle ayakta kalması
Küresel çevre sorunlarının ulusal sınırları aşan nitelikte olması ancak çözüm mekanizmalarının ulusal çıkarlar ve egemenlik hakları ile çatışması
Atmosferdeki toplam karbon miktarının hesaplamasında yapılan metodolojik hatalar
Ozon tabakasının iyileşme hızının, karbon salınımı kısıtlamalarına beklenenden daha geç tepki vermesi
Çözüm Açıklaması
Doğru cevap C'dir. Küresel çevre sorunları (iklim değişikliği gibi) sınır tanımazken, siyasi kararlar ve ekonomik öncelikler ulus-devlet düzeyinde alınmaktadır. Bu 'küresel sorun - ulusal çözüm' paradoksu, devletlerin kendi ekonomik büyüme hedeflerinden (kalkınma hakkı) ödün vermemek istemesiyle birleşince, bağlayıcı ve etkili uluslararası anlaşmaların imzalanmasını zorlaştırmaktadır. Bu, sürdürülebilirliğin önündeki en büyük jeopolitik ve yapısal engeldir.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!