Nüfusun dünya genelindeki dağılışında 'suya bağımlılık' tarihsel bir süreklilik arz etse de, modern dönemde bu bağımlılığın niteliği değişmiştir. Günümüzde bazı bölgelerde su kıtlığına rağmen devasa metropollerin varlığını sürdürdüğü görülmektedir. Bu durum 'Taşıma Kapasitesi' kavramının teknolojik müdahalelerle esnetilmesiyle açıklanır. Aşağıdaki yerleşim stratejilerinden hangisi, bir bölgenin doğal taşıma kapasitesinin teknolojik imkanlarla aşıldığının en belirgin kanıtıdır?
Şıklar
Ganj Nehri kıyısında tarımsal faaliyetlere bağlı nüfus birikmesi
Batı Avrupa'da kömür yataklarına bağlı sanayi şehirlerinin kurulması
Basra Körfezi kıyısında deniz suyunun arıtılması (desalinizasyon) ile vaha şehirlerinin büyümesi
Kuzey Amerika'nın doğu kıyılarında liman fonksiyonuna bağlı yoğunlaşma
İskandinavya yarımadasında fiyort kıyılarında balıkçılık köylerinin kurulması
Çözüm Açıklaması
Doğal taşıma kapasitesi, bir çevrenin dışarıdan destek almadan barındırabileceği maksimum nüfustur. Çöl bölgelerinde (Basra Körfezi gibi) su kaynağı yok denecek kadar azdır. Burada milyonluk şehirlerin varlığı, doğal su kaynaklarının yetersizliğinin 'desalinizasyon' gibi yüksek maliyetli ve ileri teknolojik yöntemlerle aşılmasıyla mümkündür. Diğer şıklarda doğal kaynakların (su, maden, konum) doğrudan kullanımı söz konusudur.