Hz. Muhammed'in oğlu İbrahim vefat ettiğinde gözlerinden yaşlar dökülmüş, bunu gören ashabı 'Siz de mi ağlıyorsunuz ya Resulullah?' diye şaşkınlıklarını gizleyememişlerdir. O ise, 'Göz yaşarır, kalp mahzun olur; fakat biz Rabbimizin hoşnut olmayacağı bir söz söylemeyiz' buyurmuştur. Bu metinden hareketle, Hz. Muhammed'in sergilediği tavır 'Teslimiyet ve Beşeriyet' dengesi açısından nasıl analiz edilebilir?
Şıklar
Duyguların bastırılmasının imanın bir gereği olduğu düşüncesini reddederek, fıtratı dinin merkezine yerleştirmiştir.
İnsani üzüntünün dışavurumu ile ilahi iradeye olan rıza arasında paradoksal olmayan, bütünleşik bir duruş sergilemiştir.
Peygamberlerin de acı çekebileceğini göstererek, takipçilerine sabır konusunda teorik değil pratik bir ders vermiştir.
Ölüm gerçeği karşısında her insanın eşit olduğunu, statünün duygusal tepkileri değiştirmeyeceğini ispatlamıştır.
Metanet kavramını, hissizleşmek değil; hisleri ilahi rıza sınırları içerisinde yönetmek olarak yeniden tanımlamıştır.
Çözüm Açıklaması
Bu durum, Hz. Muhammed'in tam bir 'beşer' olarak üzülme ve ağlama hakkını kullanırken, aynı zamanda bir 'peygamber' olarak ilahi sınırlara (isyan etmemek) riayet ettiğini gösterir. Bu iki durum birbirine zıt değil, ideal insan modelinde birleşen (sentezlenen) bir bütündür.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!