Zorluk Dağılımı
Konular (6)
Anlam Arayışı
Dilin Zenginliği
Sözün İnceliği
Dil Bilgisi
Edebiyat Türleri
Edebi Sanatlar
Örnek Sorular
Türk dilinin lehçe, şive ve ağız ayrımı dilin tarihsel gelişimiyle doğrudan ilintilidir. Aşağıdaki karşılaştırma tablosunda kavramlar ve örnekler verilmiştir. 'Türkçenin bilinen en eski devirlerinde, metinlerle takip edilemeyen karanlık bir dönemde ayrılan' kolu bulmak isteyen bir araştırmacı, tablodaki hangi eşleşmeye odaklanmalıdır?
Şive - Azerbaycan Türkçesi (Dilin yazılı belgelerle takip edilebilen kollarıdır.)
Ağız - Karadeniz Ağzı (Bir ülke içindeki bölgesel söyleyiş farklarıdır.)
Lehçe - Yakutça / Çuvaşça (Dilin karanlık döneminde ayrılmış, büyük farklılık gösteren kollarıdır.)
Standart Dil - İstanbul Türkçesi (Eğitim ve hukukta kullanılan ortak dildir.)
Argo - Gençlerin kendi aralarında oluşturduğu özel sözcük dağarcığıdır.
Aşağıdaki dairesel grafikte Türkçenin kelime hazinesinin tarihsel değişimini (temsili olarak) etkileyen kültürel havzalar gösterilmiştir. Türkçenin 'Geçiş Dönemi' (11-12. yy) eserleri (Kutadgu Bilig, Divanü Lugati't-Türk vb.) dikkate alındığında, grafikteki hangi dil etkileşiminin bu dönemde ilk kez ve yoğun olarak dilimize girmeye başladığı söylenebilir?
Sanskritçe - Budizm etkisiyle Uygur döneminde dilimize giren dini terimler.
Arapça ve Farsça - İslamiyet'in kabulüyle birlikte felsefi, dini ve edebi sahada görülen etkiler.
Fransızca - Tanzimat dönemiyle birlikte batılılaşma hareketleri sonucunda giren kavramlar.
Moğolca - Bozkır kültürü ve göçebe yaşam tarzı ortaklığıyla dile geçen kelimeler.
İngilizce - Modern çağda teknoloji ve bilim dili olarak Türkçeyi etkileyen unsurlar.
Türk dili, 'Batı Türkçesi' ve 'Kuzey-Doğu Türkçesi' olarak iki ana kolda gelişimini sürdürmüştür. Aşağıdaki tabloda Batı Türkçesinin evreleri ve bu evrelerdeki siyasi/edebi yapı gösterilmiştir. Bu tabloya dayanarak yapılabilecek en kapsamlı ve doğru çıkarım aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsça kelime hazinesi bakımından Türkçenin en sade dönemidir.
Türkiye Türkçesi, sadece Anadolu coğrafyasında konuşulan ve başka şivesi olmayan bir dildir.
Batı Türkçesi, Selçuklulardan günümüze kadar kesintisiz bir gelişim gösteren en büyük yazı dili koludur.
Eski Anadolu Türkçesi, Göktürkçenin doğrudan devamı olup hiçbir yabancı kelime içermez.
Kuzey-Doğu Türkçesi, Batı Türkçesinden daha önce oluş\muş ve daha çok eser vermiş bir koldur.
Aşağıdaki şemada Türkçenin tarihsel süreçte kullandığı alfabelerin zaman dizini ve bu alfabelerle verilen ilk önemli eserler/veriler sembolize edilmiştir. Şemadaki mantık akışı dikkate alındığında, soru işareti (?) ile gösterilen yere hangi alfabenin ve özelliğin getirilmesi kronolojik ve tarihsel açıdan 'en uygun' olur?
Süryani Alfabesi - Maniheist ve Budist metinlerin çevirisinde sınırlı kullanım.
Uygur Alfabesi - Yerleşik hayata geçişle birlikte ticari ve dini metinlerin çoğalması.
Kiril Alfabesi - Sovyetler Birliği döneminde Türk topluluklarına zorunlu tutulması.
Grek Alfabesi - Karamanlı Türkleri tarafından Anadolu'da kullanılan karma alfabe.
Brahmi Alfabesi - Hint kültüründen etkilenen Uygur kağanlıklarında kısa süreli kullanım.
Bir dil bilimci, Türkçenin tarihsel gelişimini bir nehrin akışına benzeterek dönemleri sınıflandırmıştır. Aşağıdaki tabloda Türkçenin ana dönemleri ve bu dönemlere ait belirleyici özellikler eşleştirilmiştir. Ancak tabloda bir bilgi yanlışlığı yapılmıştır. Dilin gelişim evreleri ve karakteristik yapıları düşünüldüğünde, hangi satırdaki eşleşme düzeltilmelidir?
I. Satır: Altay Dönemi'nde Türkçenin henüz bağımsız bir dil olmadığı, diğer akraba dillerle ortaklık kurduğu bilgisi.
II. Satır: Eski Türkçe Dönemi'nde Göktürkçe ve Uygurcanın yanı sıra Karahanlı Türkçesinin de bu evreye dahil edilmesi.
III. Satır: Orta Türkçe Dönemi'nde Türkçenin kuzey-doğu ve batı olmak üzere farklı kollara ayrılmaya başlaması.
IV. Satır: Eski Anadolu Türkçesi döneminde dilin Arapça ve Farsça etkisinden tamamen arınarak öz Türkçe yapısına dönmesi.
V. Satır: Yeni Türkçe Dönemi'nin 20. yüzyıl başlarından itibaren 'Genç Kalemler' hareketiyle şekillenmesi.