Tanzimat'tan Cumhuriyet'e kadar süren 'dilde sadeleşme' tartışmaları, sadece bir kelime ayıklama süreci değil, aynı zamanda bir 'milletleşme' sürecidir. Şinasi'nin 'Tercüman-ı Ahval' mukadd\timesindeki dili ile Ziya Gökalp'in 'Yeni Lisan' makalesindeki dil anlayışı karşılaştırıldığında; Gökalp'in savunduğu 'İstanbul Türkçesi' idealinin dil tarihimizdeki en büyük başarısı aşağıdakilerden hangisidir?
Şıklar
Bütün yabancı kelimelerin dilden atılarak yerlerine uydurma kelimelerin getirilmesi.
Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçeleşmiş olanlarını 'asıl Türkçe' kabul ederek dilin yaşayan damarını yakalaması.
Dilin sadece bilimsel alanlarda kullanılmasını, edebiyat dilinin ise ağdalı kalmasını savunması.
Orta Asya'daki kadim lehçelere dönerek modern hayatın kavramlarını o kelimelerle karşılaması.
Türkçeyi tamamen kuralsız, halkın konuştuğu argo düzeyine indirgemesi.
Çözüm Açıklaması
Ziya Gökalp ve 'Yeni Lisan' hareketi (Ömer Seyfettin vb.), 'Türkçeleşmiş Türkçedir' prensibiyle, halkın benimsediği yabancı kökenli kelimeleri korumuş, dilin doğallığını bozmadan sadeleşmeyi başarmıştır. Bu, yapay bir dilden ziyade 'yaşayan Türkçe'yi esas alan bir sentezdir.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!