Kaşgarlı Mahmud, 'Dîvânu Lugâti't-Türk' adlı eserinde Türk boylarının ağız özelliklerini karşılaştırırken Oğuz Türkçesini 'en yumuşak ve en zarif' olarak nitelendirir. Aynı zamanda Karahanlı (Hakaniye) Türkçesini 'edebî dil' olarak merkeze alır. Bu tarihsel tutum, 11. yüzyıl Türk dil haritası düşünüldüğünde, dilin 'tarihsel dönem' ve 'lehçe çeşitliliği' ilişkisi bakımından neyi kanıtlar?
Şıklar
Türkçenin 11. yüzyılda tek bir yazı diline sahip olduğunu ve lehçelerin tamamen yok olduğunu.
Arapçanın Türk dili üzerindeki baskısının Türkçeyi farklı kollara ayırdığını.
Batı Türkçesinin (Oğuzca) o dönemde henüz bir yazı dili oluşturmadığını ancak fonetik bir kimlik kazandığını.
Karahanlı Türkçesinin, Orhun Türkçesinden tamamen koparak yeni bir dil ailesi oluşturduğunu.
Türk boylarının dillerini korumak için ortak bir sözlük kullanma zorunluluğu hissettiklerini.
Çözüm Açıklaması
- yüzyılda Karahanlı Türkçesi (Doğu Türkçesi) temel yazı dilidir. Kaşgarlı Mahmud'un Oğuz Türkçesini tanımlaması ancak eserini Karahanlı yazı geleneğiyle (ve Arapça açıklamalarla) yazması, Oğuzcanın o dönemde henüz müstakil bir 'yazı dili' olmadığını (Batı Türkçesinin kuruluşu 13. yy.), fakat karakteristik bir 'ağız/lehçe' olarak fark edildiğini gösterir. Bu, dilin tarihsel gelişimindeki geçiş sürecini değerlendiren bir analizdir.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!