Dede Korkut Hikâyeleri, Türk edebiyatında 'destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçişin ilk örneği' olarak kabul edilir. Bu geçiş özelliği göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi metinlerdeki 'destan' geleneğinin baskın bir kalıntısı olarak değerlendirilebilir?
Şıklar
Olayların geçtiği coğrafyanın Kuzeydoğu Anadolu olarak somutlaşması
Nazım ve nesrin iç içe kullanılması ve karşılıklı konuşmaların manzum olması
Olağanüstü varlıklarla (Tepegöz vb.) mücadelenin mitolojik derinliğini koruması
Aile kurumuna verilen önem ve kadının toplum içindeki saygın yeri
Hikâyelerin sonunda Dede Korkut'un ortaya çıkıp dua (alkış) etmesi
Çözüm Açıklaması
Destan geleneği, mitolojik ögeler ve olağanüstülükler üzerine kuruludur. Tepegöz gibi devasa ve doğaüstü varlıklarla yapılan mücadeleler, epik dönemin (destan döneminin) en belirgin izidir. Coğrafyanın somutlaşması ve aile yapısı daha çok halk hikâyesi özelliklerine evrilirken; mitolojik derinlik doğrudan destansı köklere işaret eder.