11. Sınıf Felsefe

Turbo

MEB müfredatına uygun 177 soru

Hemen Çöz
Felsefe - Tüm Sınıflara Dön

Zorluk Dağılımı

Kolay
0
soru
Orta
0
soru
Zor
87
soru
Efsane
90
soru

Konular (5)

Orta Çağ

60 soru

Antik Yunan

30 soru

Çağdaş Felsefe

30 soru

Rönesans

29 soru

Aydınlanma

28 soru

Örnek Sorular

Soru 1Efsane
Detaylı Gör

Ioanna Kuçuradi’nin 'etik değerler' ile 'toplumsal normlar' arasında yaptığı ayrım, Türkiye'deki çağdaş felsefe tartışmalarında önemli bir yer tutar. Kuçuradi’ye göre etik bir eylem, sadece kurallara uymak değil, her tekil durumda 'insan onurunu' ve 'değerli olanı' koruyan bir görü (intuition) ve değerlendirme sürecidir. Bu yaklaşım, Varoluşçuluğun 'evrensel bir ahlak yasası yoktur, insan kendi değerlerini kendi yaratır' teziyle karşılaştırıldığında, Kuçuradi'nin özgünlüğü hakkında ne söylenebilir?

A

Kuçuradi, değerlerin tamamen öznel ve göreceli olduğunu savunarak Sartre'ın radikal özgürlükçülüğünü destekler.

B

Kuçuradi, etiği toplumsal mutabakatlara indirgeyerek varoluşçu bireyciliği reddeder.

C

Kuçuradi, ontolojik bir 'insan değeri' kavramından hareket ederek etik eylemi keyfilikten kurtarır ve onu bilgi temelli bir zemine oturtur.

D

Kuçuradi, Kantçı kategorik imperatifi aynen kabul ederek bireyin seçim hakkını yadsır.

E

Kuçuradi, etik problemleri sadece dilsel bir analiz sorunu olarak görür ve varoluşsal kaygıları dışlar.

Soru 2Efsane
Detaylı Gör

Martin Heidegger, 'Varlık ve Zaman'da Dasein’ın dünyaya 'fırlatılmışlığını' (Geworfenheit) vurgular. Dasein, kendisini her zaman belirli bir dil, kültür ve gelenek içinde bulur. Ancak Dasein, 'ölüme doğru varlık' (Sein-zum-Tode) olduğunu kavradığında, gündelik hayatın sıradanlığından (Das Man) sıyrılıp sahici (authentic) bir varoluşa geçebilir. Heidegger felsefesinde 'kaygı' (Angst) duygusunun, bu sahici varoluşa geçişteki kritik rolü aşağıdakilerden hangisinde doğru analiz edilmiştir?

A

Kaygı, Dasein'ı dünyanın içindeki somut tehlikelere karşı uyararak hayatta kalmasını sağlar.

B

Kaygı, insanın sosyal ilişkilerini kopararak onu mutlak bir nihilizme ve eylemsizliğe sürükler.

C

Kaygı, dünyadaki nesnelerin tanıdıklığını yitirmesine yol açarak Dasein'ı kendi hiçliği ve özgürlüğüyle yüzleştirir.

D

Kaygı, ölüm korkusunu bastırmak için geliştirilen ve Dasein'ı geleneğe daha sıkı bağlayan bir savunma mekanizmasıdır.

E

Kaygı, bilincin nesnesinden koptuğu patolojik bir durumdur ve fenomenolojik yöntemle tedavi edilmelidir.

Soru 3Efsane
Detaylı Gör

Takiyettin Mengüşoğlu, 'İnsan Felsefesi' (Felsefi Antropoloji) çalışmalarında insanı, Batı metafiziğinin düalist (ruh-beden) veya indirgemeci (sadece biyolojik veya sadece sosyal) yaklaşımlarından kurtarmaya çalışır. Mengüşoğlu’na göre insan; bilme, yapıp-etme, değer görme ve tavır takınma gibi 'başarıları' ile bir bütündür ve bu bütünlük bölünemez. Mengüşoğlu'nun bu ontolojik yaklaşımı dikkate alındığında, insan varoluşuna dair aşağıdakilerden hangisi savunulamaz?

A

İnsan, biyolojik yapısının sınırlarını aşan kültürel ve tinsel bir bütünlüktür.

B

İnsan, sadece tarihsel ve toplumsal koşulların pasif bir ürünü olan şemasal bir varlıktır.

C

İnsanın ontolojik yapısı, onun dünyadaki somut eylemleri ve değer üretme yetisi üzerinden okunmalıdır.

D

Felsefi antropoloji, insanı parçalara ayırarak inceleyen özel bilimlerin sonuçlarını bir sentezde birleştirmelidir.

E

İnsan varlığı, ancak kendi başarılarının ve ontolojik kategorilerinin bütünlüğü içinde kavranabilir.

Soru 4Efsane
Detaylı Gör

Edmund Husserl’in fenomenolojik yönteminde 'fenomenolojik indirgeme' (epoche), doğal tavrın dış dünyayla ilgili tüm ön kabullerini paranteze almaktır. Bu süreçte nesnenin varlığı yadsınmaz, sadece 'yargı askıya alınır'. Husserl'e göre bu paranteze alma işlemi sonucunda elimizde kalan 'saf bilinç' ve bu bilincin nesneye yönelimi, bilginin kesin temelidir. Buna göre, fenomenolojik bir bakış açısıyla 'bir ağacı algılamak' eylemi analiz edildiğinde, aşağıdakilerden hangisi yönelimsellik (intentionality) ilkesinin en doğru sentezidir?

A

Ağaç, zihinden bağımsız bir dış gerçeklik olarak bilince verilir ve duyumlar yoluyla kopyalanır.

B

Bilinç, içine kapalı bir tözdür ve ağaç düşüncesi bilincin kendi içsel süreçlerinin bir ürünüdür.

C

Ağaç, ancak bir özne tarafından algılandığı sürece var olan Berkeleyci bir idealitedir.

D

Bilinç her zaman bir şeyin bilincidir; ağaç, bilincin yöneldiği bir 'anlam nesnesi' (noema) olarak kurulur.

E

Ağacın özü (eidos), bilincin tarihsel ve kültürel birikimi tarafından belirlenen bir kurgudur.

Soru 5Efsane
Detaylı Gör

Jean-Paul Sartre, 'Varlık ve Hiçlik' adlı eserinde insanın 'kendinde-varlık' (en-soi) ile 'kendisi-için-varlık' (pour-soi) arasındaki ontolojik ayrımına odaklanır. İnsan, neyse o olmayan ve ne değilse o olandır; yani o, sürekli bir 'hiçleme' (néantisation) kapasitesine sahip bir özgürlüktür. Bu bağlamda, bir bireyin geçmişteki hatalarını, sanki değişmez birer doğa yasasıymış gibi 'Benim karakterim böyle, başka türlü davranamazdım' diyerek savunması, Sartre'ın felsefesinde hangi kavramla ve ne sebeple eleştirilir?

A

Bulantı; çünkü birey, varoluşun anlamsızlığını kavradığı an fiziksel bir tepki geliştirmektedir.

B

Olgusallık (Facticity); çünkü birey, kendi geçmişini ve fiziksel sınırlarını tamamen inkar etmektedir.

C

Kötü Niyet (Mauvaise Foi); çünkü birey, kendi aşkınlığını (transcendence) bir olgusallığa indirgeyerek özgürlüğünden kaçmaktadır.

D

Absürt (Saçma); çünkü birey, mantıklı bir açıklama yapmaya çalışarak evrenin rasyonel olmadığını unutmaktadır.

E

Dasein; çünkü birey, 'Onlar' (Das Man) dünyasının anonimliğinde kendi biricikliğini yitirmiştir.

İlgili Sayfalar