İoanna Kuçuradi, etik sorunlara yaklaşırken 'etik değerler' ile 'değer yargıları' arasında keskin bir ayrım yapar. Ona göre etik değerler; insan onurunu koruyan, bilgisel olarak temellendirilebilen ve kişiden kişiye değişmeyen yapılardır. Değer yargıları ise toplumdan topluma farklılık gösteren normlardır. Kuçuradi'nin bu yaklaşımı, varoluşçuluğun 'radikal öznellik' ilkesiyle karşılaştırıldığında ortaya çıkan temel fark nedir?
Şıklar
Kuçuradi'nin değerleri tamamen toplumsal uzlaşıya dayandırması
Varoluşçuluğun aksine, Kuçuradi'nin ahlaki eylem için nesnel bir ölçüt araması
Sartre'ın değerleri Kuçuradi'den daha nesnel temellerde açıklaması
Kuçuradi'nin insanı özgür bir varlık olarak kabul etmemesi
Varoluşçuluğun etik değerleri evrensel bir hiyerarşi içine yerleştirmesi
Çözüm Açıklaması
Sartre gibi varoluşçular, değerlerin bireyin özgür seçimiyle yaratıldığını (öznellik) savunurken; Kuçuradi, değerlerin bilgisel bir temeli olduğunu ve insan onuru gibi evrensel, nesnel bir ölçüte dayanması gerektiğini savunur. Kuçuradi'ye göre etik eylem, o anki duruma özgü 'tekil' bir değerlendirme olsa da, bu değerlendirme nesnel etik değerler ışığında yapılır. Bu durum, varoluşçuluğun mutlak öznelliğinden ayrılan temel noktadır.