1699 Karlofça Antlaşması, Osmanlı Devleti için sadece büyük bir toprak kaybı değil, aynı zamanda diplomatik bir zihniyet değişiminin de miladıdır. Bu antlaşma süreci ve maddeleri analiz edildiğinde, aşağıdakilerden hangisi Osmanlı diplomasisinde yaşanan 'yapısal' bir kırılmayı en net şekilde ortaya koymaktadır?
Şıklar
Padişahın, antlaşma metnini bizzat onaylamak yerine Divan-ı Hümayun üyelerini görevlendirmesi
Antlaşmanın İngiltere ve Hollanda gibi devletlerin arabuluculuğu ile imzalanmak zorunda kalınması
Savaşların sona ermesiyle beraber ordunun modernizasyonu için Batılı uzmanlardan yararlanılmaya başlanması
Kaybedilen toprakların geri alınması amacıyla Rusya ile Prut Savaşı'nın yapılması
Divan-ı Hümayun'da nişancının yetkilerinin artırılarak bürokrasinin asker sınıfının önüne geçmesi
Çözüm Açıklaması
Osmanlı Devleti, Karlofça öncesinde antlaşma şartlarını genellikle kendisi dikte eden ve arabuluculuğu reddeden bir güçtü. Ancak Karlofça'da ilk kez yabancı devletlerin (İngiltere ve Hollanda) arabuluculuğunu kabul etmek zorunda kalmıştır. Bu durum, Osmanlı'nın artık 'üstün güç' vasfını kaybettiğini ve uluslararası dengelere muhtaç hale geldiğini gösteren en net yapısal kırılmadır.