1815 Viyana Kongresi ile başlayan 'Restorasyon Dönemi', Avrupa'da monarşilerin korunmasını ve milliyetçilik akımlarının bastırılmasını hedeflerken; aynı büyük güçlerin 1821'de başlayan Yunan İsyanı'na karşı takındıkları tutum, uluslararası diplomasideki 'Metternich Sistemi'nin en büyük çelişkisini oluşturmuştur.
Aşağıdaki tabloda, 19. yüzyılın ilk yarısında Avrupa devletlerinin bazı isyanlara karşı yaklaşımları verilmiştir:
Buna göre, tablodaki veriler ve 19. yüzyıl siyasi konjonktürü sentezlendiğinde; Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti'ne yönelik izlediği politika hakkında ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Şıklar
Viyana Kongresi kararları, Avrupa'nın genelinde seküler bir hukuk düzeninin kurulmasını zorunlu kılmıştır.
Avrupalı güçler, 'Meşruiyet' ilkesini sadece kendi kıta sınırları ve Hristiyan hanedanları içinde bir denge unsuru olarak görmüş, 'Doğu Sorunu' kapsamında bu ilkeden ödün vermişlerdir.
Osmanlı Devleti, denge politikasını sadece askeri alanda değil, aynı zamanda hukuki metinlerin yorumlanması sürecinde de başarıyla uygulamıştır.
Sanayi Devrimi'nin getirdiği hammadde ihtiyacı, Avrupalı devletleri Osmanlı toprak bütünlüğünü her koşulda savunmaya itmiştir.
Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik düşüncesi, Avrupa monarşileri tarafından tüm coğrafyalarda evrensel bir hak olarak tanınmıştır.
Çözüm Açıklaması
Viyana Kongresi (1815), Napolyon sonrası Avrupa'da monarşilerin korunmasını (Meşruiyet) esas alan Metternich Sistemi'ni getirmiştir. Ancak aynı devletler, İspanya ve İtalya'daki liberal isyanları bastırırken, Osmanlı'daki Yunan İsyanı'nı (milliyetçi bir isyan olmasına rağmen) desteklemişlerdir. Bu durum, 'Meşruiyet' ilkesinin Osmanlı'nın toprak bütünlüğü söz konusu olduğunda (Doğu Sorunu) rafa kaldırıldığını ve diplomasinin çifte standartlı işlediğini kanıtlar.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!