Hristiyan teolojisinin temelini oluşturan teslis (trinity) inancı, tarihsel süreçte çeşitli konsillerde tartışılmış ve doktrinleştirilmiştir. Aşağıdaki tabloda 4. yüzyılda teslis inancının şekillenmesinde etkili olan iki temel görüş ve bu görüşlerin odaklandığı kavramlar verilmiştir. Tablodaki veriler ve Hristiyanlık öğretisi dikkate alındığında, İznik Konsili (MS 325) sonrası 'resmî doktrin' olarak kabul edilen ve günümüz ana akım Hristiyan mezheplerinin (Katolik, Ortodoks, Protestan) temelini oluşturan yaklaşım hakkında hangisi söylenebilir?
Şıklar
Tanrı'nın tekliği vurgulanarak İsa Mesih'in sadece 'üstün bir insan' olduğu ve teslisin sembolik bir anlatım olduğu kabul edilmiştir.
Oğul'un (İsa), Baba ile 'homoousios' (aynı özden) olduğu savunularak, üç farklı kişiliğin tek bir ilahi özde birleştiği ontolojik bir birlik kabul edilmiştir.
Kutsal Ruh'un tanrısallığı reddedilmiş, sadece Baba ve Oğul'un ilahi doğaya sahip olduğu 'ikili (binitarian)' bir yapı benimsenmiştir.
Arius'un görüşleri doğrultusunda, Oğul'un Baba tarafından sonradan yaratıldığı ve dolayısıyla O'nunla aynı özde olamayacağı tezi resmileşmiştir.
Teslis inancı, Tanrı'nın farklı zaman dilimlerinde farklı maskelerle (Baba, sonra Oğul, sonra Ruh) kendini göstermesi şeklinde tanımlanmıştır.
Çözüm Açıklaması
İznik Konsili'nde (325), Arius'un 'Oğul, Baba tarafından yaratılmıştır' tezi reddedilmiş ve Athanasius'un savunduğu 'homoousios' (aynı özden olma) kavramı kabul edilmiştir. Bu öğretiye göre Tanrı; Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olmak üzere üç ayrı 'hipostaz' (kişi) olsa da, özleri (ousia) bakımından tek ve aynıdır. Diğer şıklar ya sapkın (heretik) kabul edilen akımları (Arianizm, Modalizm gibi) ya da eksik tanımları içermektedir.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!