Cumhuriyet’in ilk yıllarında 'Memleket Edebiyatı' potasında eriyen Beş Hececiler, Anadolu’yu romantik bir duyarlılıkla, 'uzaktan gelen bir ses' gibi betimlemişlerdir. Buna mukabil, 1920’lerin sonundan itibaren güçlenen Toplumcu Gerçekçi şiir, Anadolu’yu romantik bir pastoral dekor olmaktan çıkarıp diyalektik bir çatışma alanı olarak kurgulamıştır. Bu iki anlayışın 'Anadolu insanı'na yaklaşımı kıyaslandığında, aşağıdakilerden hangisi Toplumcu Gerçekçi şiirin Beş Hececiler'den ayrılan temel ontolojik farkını ortaya koyar?
Şıklar
Halkın yaşamını hece vezni ve sade bir dille anlatarak millî bir kimlik inşasına katkıda bulunması.
Anadolu insanını, kaderine razı ve mistik bir huzur içinde değil; üretim ilişkileri içindeki sınıfsal konumu ve maruz kaldığı sömürü düzeniyle ele alması.
Batı edebiyatındaki akımların etkisinden sıyrılarak tamamen yerli ve millî bir estetik anlayışı benimsemesi.
Köy hayatını, şehirli aydının duygu dünyasını tatmin eden bir kaçış rotası ve nostalji nesnesi olarak sunması.
Şiirde biçimsel mükemmeliyeti (saf şiir) hedefleyerek Anadolu'nun folklorik unsurlarını imge düzeyinde modernize etmesi.
Çözüm Açıklaması
Beş Hececiler (Faruk Nafiz, Enis Behiç vb.), Anadolu'yu ve insanını dışarıdan bir gözlemle, genellikle romantik, nostaljik ve 'tablovari' bir güzellemeyle anlatırlar. Toplumcu Gerçekçiler (Nâzım Hikmet, Ercüment Behzat Lav vb.) ise Anadolu insanını sınıfsal bir varlık olarak, ağa-köylü, ezen-ezilen çatışması ve ekonomik üretim süreçleri içindeki konumuyla, yani diyalektik materyalist bir perspektifle ele alırlar. Bu, 'dekoratif Anadolu'dan 'çatışmacı Anadolu'ya geçişin ontolojik temelidir.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!