Türk yazı dilinin tarihsel gelişimi içinde 'Eski Türkçe' dönemi (VI-X. yüzyıllar), dilin hem yapısal hem de anlamsal açıdan en saf ve çekirdek özelliklerini barındırır. Ancak bu dönemden sonraki 'Orta Türkçe' evresinde, İslamiyet'in kabulüyle birlikte dilde sadece sözcük düzeyinde değil, zihniyet düzeyinde de bir dönüşüm başlar. Bu bilgiler ışığında; aşağıdakilerden hangisi, Köktürk Yazıtları'ndan Karahanlı dönemi eserlerine (Kutadgu Bilig, Divanu Lugati't-Türk) geçişte yaşanan 'dilsel ve kültürel sentezin' en belirgin kanıtı sayılamaz?
Şıklar
Metinlerde 'tengri' kel\timesinin yanında 'Allah' ve 'Rabb' gibi kavramların eş anlamlılık ilişkisi kurularak kullanılmaya başlanması.
Uygur alfabesinin yerini yavaş yavaş Arap alfabesine bırakmasına rağmen, bazı eserlerde her iki alfabenin de eş zamanlı (mülemma) kullanımı.
Göçebe hayatın e\pik söyleminin, yerleşik hayata geçişle birlikte didaktik ve ahlaki bir öğüt diline evrilmesi.
Türkçenin eklemeli (sondan eklemeli) yapısal özelliğinin bu dönemde terk edilerek bükümlü dil yapısına doğru ilk morfolojik değişimleri sergilemesi.
Arapça ve Farsça kelimelerin dile girişiyle birlikte, Türkçenin soyut kavramları karşılama becerisinin yeni bir terminolojiyle genişlemesi.
Çözüm Açıklaması
Türkçe, tarihinin hiçbir döneminde 'sondan eklemeli' (bitişken) yapısını terk etmemiştir. Bu yapı, dilin genetik ve tipolojik bir özelliğidir. Karahanlı dönemi bir geçiş dönemi olsa da dilin çekirdek morfolojisi aynı kalmıştır. Diğer şıklar dilin tarihsel ve kültürel evrimindeki gerçek değişimleri (din, alfabe, tür ve söz varlığı) yansıtır.
Video Çözüm
AI ile video çözüm oluştur
İnteraktif Çözüm
Adım adım, sesli ve animasyonlu çözüm. Quiz ile kendini test et!