Dede Korkut Hikâyeleri’nde kadının konumu üzerine yapılan bir araştırmada; kadın karakterlerin (örneğin Banı Çiçek) ata bindiği, ok attığı ve eşiyle güreş tuttuğu saptanmıştır. Bu durum, Türk kültür mirasının hangi yönüyle ilişkilendirilebilir?
Şıklar
İslamiyet’in kabulüyle birlikte kadının toplumsal hayattan tamamen çekildiği teziyle.
Türklerde kadının sosyal statüsünün yüksek olduğu ve 'alp' karakteri taşıdığı gerçeğiyle.
Göçebe hayatın zorlukları nedeniyle kadının sadece ev içi işlerde uzmanlaştığıyla.
Kadın karakterlerin hikâyelerde sadece zayıf ve korunmaya muhtaç şekilde betimlendiğiyle.
Hikâyelerin sadece saray çevresindeki asil kadınların hayatını konu edindiğiyle.
Çözüm Açıklaması
Dede Korkut Hikâyeleri'nde kadınlar (Banu Çiçek, Burla Hatun vb.) en az erkekler kadar savaşçı, iradeli ve cesurdur. Bu durum, eski Türklerdeki 'Alp-Eren' geleneğinin kadınlardaki karşılığı olan 'Alp Kızlar' olgusunu ve kadının toplumdaki saygın, aktif yerini kanıtlar.